Hürmüz Boğazı’ndaki kapanma küresel ekonomiyi etkilerken, dünya ülkeleri enerji tüketimini azaltmak için yeni önlemler alıyor. Uzaktan çalışma ve hız limitlerinin düşürülmesi gibi adımlar atılıyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapanma, küresel ekonomide enerji, ticaret ve finans kanalları üzerindeki baskıyı artırdı. Bu durum, dünya genelinde enerji tüketimini azaltmaya yönelik yeni ekonomi paketlerinin hazırlanmasına yol açtı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Orta Doğu’daki gerilimin küresel petrol arzında tarihin en büyük kesintisini tetiklediği uyarısında bulundu. Ajans, petrol tüketimini hızla düşürecek radikal bir eylem planı çağrısı yaptı.
IEA, yakıt sarfiyatını düşürmek amacıyla uzaktan çalışma modellerine geçilmesini ve otoyollardaki hız limitlerinin düşürülmesini önerdi. Vietnam, Orta Doğu’daki gerilimin yakıt tedarikinde yarattığı baskı nedeniyle vatandaşlara evden çalışma ve toplu taşıma kullanma çağrısı yaptı.
Nepal, devlet daireleri ve eğitim kurumlarında haftalık tatili cumartesi ve pazar günlerini kapsayacak şekilde iki güne çıkardı. Güney Kore, petrol tüketiminde ilk 50’de yer alan şirketlerden enerji tasarrufu planları hazırlamalarını istedi.
Güney Kore Parlamentosu, Orta Doğu’daki gerilimin ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla 26,2 trilyon wonluk ek bütçe tasarısını onayladı. Tayland, tasarruf amacıyla devlet kurumlarındaki çalışanların evden çalışması talimatını verdi.
Malezya da Orta Doğu’daki gerilimin yol açtığı küresel enerji krizinin ardından devlet kurumlarındaki çalışanların uzaktan çalışma düzenine geçeceğini duyurdu.
Trinity College Dublin’den Örgütsel Davranış Profesörü Wladislaw Rivkin, alınan önlemlerle salgın dönemindeki uygulamalar arasında sınırlı benzerlikler olduğunu belirtti. Rivkin, güncel önlemlerin yakıt tüketimiyle daha doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.
Rivkin, uzaktan çalışma uygulamalarının işe gidip gelme sıklığını azaltarak enerji tüketimini ve yakıt tasarrufunu artırdığını ifade etti. Bu önlemlerin özellikle araçla işe gidenler için daha etkili olduğunu söyledi.
Rivkin, krizin yakıt maliyetlerinde uzun vadeli artışlara yol açması durumunda, bunun insanların işe gidip gelme sıklığını ve ulaşım yöntemlerini etkileyebileceğini kaydetti. Bu durumun 4 günlük çalışma uygulamasını başlatabileceğini de ekledi.
Profesör Rivkin, halk sağlığı krizinden ziyade ekonomik bir kriz olması nedeniyle, geniş çaplı sokağa çıkma yasakları veya seyahat kısıtlamaları yerine, önlemlerin daha çok tüketiciler tarafından şekilleneceğini öngördü.
Reklam & İşbirliği: [email protected]