Yapay zeka ve bulut bilişimdeki büyüme, veri merkezlerinin elektrik tüketimini rekor seviyelere taşıdı. Raporlar, bu ihtiyacın gelecekte daha da artacağını gösteriyor.
Uluslararası Gaz Birliği’nin (IGU) Küresel Gaz Raporu’na göre, yapay zeka, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem uygulamalarının yaygınlaşmasıyla veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı hızla artıyor. Veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 2020’de 145 teravatsaat iken, 2023’te 557 teravatsaate ulaşarak yaklaşık 4 katına çıktı. Bu tesisler, geçen yıl küresel elektrik talebinin yüzde 1,9’unu oluşturdu.
IGU’nun temkinli senaryosuna göre, 2030’da veri merkezlerinin elektrik tüketiminin 1372 teravatsaate ulaşması ve küresel elektrik talebinin yaklaşık yüzde 4’üne çıkması bekleniyor. Açıklanan tüm projelerin zamanında tamamlanması durumunda ise bu rakamın 2 bin 904 teravatsaate yükselebileceği hesaplanıyor.
Küresel veri merkezlerinin kurulu elektrik kapasitesi 2025 sonunda yaklaşık 7 bin tesiste 141 gigavata ulaştı. Yeni veri merkezlerinin önemli bir kısmı 100 megavat ile 1 gigavat arasında elektrik kapasitesi gerektiriyor. Büyük veri merkezi kampüsleri, güvenilir elektrik arzı ve iletim sistemine erişim gibi kritik ihtiyaçlara sahip.
İnşa halindeki ve planlanan projelerle birlikte, kapasite havuzunun 2030’a kadar 500 gigavatı aşması öngörülüyor. Bu kapasitenin yaklaşık yüzde 64’ünün yapay zeka uygulamalarına yönelik olacağı tahmin ediliyor.
Veri merkezlerinin elektrik ihtiyacındaki hızlı artış, mevcut şebeke altyapısının yetersiz kalmasına neden oluyor. Veri merkezleri genellikle 1 ila 3 yılda inşa edilirken, yeni elektrik şebekesi altyapısının planlanması ve tamamlanması 5 ila 15 yıl sürebiliyor. Bu durum, yeni tesislerin faaliyete geçmesi ile ihtiyaç duydukları iletim ve şebeke bağlantı kapasitesinin hazır olması arasında zaman farkı yaratıyor.
Bu nedenle işletmeciler, yerinde üretim ve hibrit çözümlere yöneliyor. Özellikle doğal gaz türbinleri, sayaç arkası üretimde öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor. Sayaç arkası üretim, elektriğin merkezi santraller yerine tüketici mülkünde üretilmesini sağlıyor.
Veri merkezlerinin artan elektrik ihtiyacı, enerji planlamasını, üretim kapasitesini ve yeni yatırımların yönünü etkiliyor. ABD, küresel veri merkezi kapasitesinin yüzde 40’ından fazlasına ev sahipliği yapıyor ve 2030’a kadar en büyük kapasite artışının burada olması bekleniyor.
Avrupa’da veri merkezi kapasitesinin 2030’da 36 gigavata yükselmesi öngörülüyor. Frankfurt, Londra, Amsterdam, Paris ve Dublin gibi merkezlerde yaşanan sıkılaşma, yatırımların İskandinav ülkeleri ve İspanya gibi daha uygun pazarlara kaymasına neden oluyor. Singapur’da ise veri merkezlerinin 2030’a kadar ülkenin toplam elektrik talebinin yüzde 15’ine ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]