TCMB’nin analizine göre, deprem bölgesindeki yoğun imar faaliyetleri ve artan konut arzı, kira fiyatlarındaki artışı yavaşlattı. Etki, dolaylı etkilenen illere de yayıldı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesindeki araştırmacıların analizleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın deprem bölgesindeki imar çalışmalarıyla artan konut arzının bölgesel kira enflasyonunu yavaşlattığını ortaya koydu. Araştırma, kamu öncülüğündeki yeniden imar faaliyetlerinin konut arzını hızla artırarak deprem illerinde kira enflasyonunu belirgin biçimde düşürdüğünü belirtti.
Bu ayrışmanın 2026 yılında depremden dolaylı etkilenen illerde de gözlemlendiği vurgulandı. TOKİ’nin deprem sonrası iki yıllık hızlı konut üretim kapasitesinin, tamamlanan konutların ardından deprem bölgesi dışındaki illere yönelmesiyle etkinin daha geniş bir alana yayılabileceği öngörüldü. Konut arzındaki iyileşmenin, gelecek dönemde kira enflasyonundaki yavaşlamayı destekleyeceği ifade edildi.
TCMB Blog’da yayımlanan analizler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürüttüğü ‘Asrın İnşa Seferberliği’ kapsamında artan konut arzının bölgesel kira enflasyonu üzerindeki etkilerini inceledi. 6 Şubat sonrası deprem bölgesinde konut stokunun azaldığı ve konut kiralarının hızla yükseldiği belirtildi. Depremin kira piyasasındaki etkisinin, yaşanan göç hareketleri nedeniyle göç alan illerde de talep ve kiraları artırdığına dikkat çekildi.
TCMB Blog yazarları Yusuf Emre Akgündüz ve Muhammed Hamza Kayrıcı’nın çalışmasına göre, deprem bölgesine coğrafi yakınlığı olan veya geçmişte güçlü göç ilişkileri bulunan illerde kiralar daha fazla arttı.
Deprem bölgesinde konut arzındaki kaybı gidermek amacıyla kamu öncülüğünde başlatılan yeniden imar süreci kapsamında Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşaatı tamamlanan konut sayısı arttı. 2025 yılı başında 201 bin olan tamamlanan konut sayısı, yıl sonunda yaklaşık 434 bine ulaştı. Bu rakam, TOKİ’nin deprem öncesi 3 yılda ürettiği konut sayısının (yaklaşık 213 bin) iki katından fazlasını temsil ediyor.
Deprem bölgesinin Türkiye genelindeki yapı kullanım izinlerinden aldığı pay, deprem öncesi ortalama yüzde 12 iken 2025’te yüzde 20’nin üzerine çıktı. Konut arzındaki bu artışla birlikte, deprem illerinde kira enflasyonu 2023 ve 2024’te yüksek seyrederken, konut teslimlerinin hızlandığı 2025’te yavaşlama eğilimine girdi. Bu durum, konut arzının yeniden güçlenmesiyle kira artışlarının ivme kaybettiğini gösteriyor.
Depremden dolaylı etkilenen illerde de kira enflasyonu 2024 ve 2025’te diğer illere yakın seyrederken, 2026’da belirgin şekilde daha düşük gerçekleşti. Bu gelişme, deprem bölgesindeki konut arzının toparlanmasının, geri göç kanalıyla göç alan illerdeki kiralık konut talebini kademeli olarak azalttığına işaret ediyor. İnşaat sektörü istihdamının deprem bölgesi dışına yönelmesi, konut arzındaki artışın daha geniş bir coğrafyaya yayılma potansiyelini ortaya koyuyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]