Küresel piyasalar enflasyon, kamu harcamaları ve jeopolitik gerilimlerle boğuşuyor. ABD’nin İran’a yönelik yaptırım tehditleri ve merkez bankalarının faiz politikaları piyasalarda belirsizliği artırıyor.
Küresel piyasalar, yüksek enflasyonist ortam, artan kamu harcamaları ve jeopolitik gerilimler nedeniyle belirsiz bir seyir izlemeye devam ediyor. ABD Hazine Bakanlığı’nın borçlanma maliyetlerini düşürme çabalarının kısa vadeli bir çözüm olarak görülmesi ve enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini körüklemesi, tahvil piyasasındaki toparlanmayı sınırlı tutuyor.
Analistler, ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma planlarının etkilerine şüpheyle yaklaştığını belirtiyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, uzun vadeli tahviller için geri alım operasyonlarının 4 milyar doları aşabileceğini açıklarken, İran’a yönelik sert yaptırımlar uygulanacağını ve ülkenin “çökertileceğini” ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump da İran’a karşı eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik savaş ve izolasyon ilan etti.
ABD’li yetkililerin İran’a yönelik ekonomik yaptırım açıklamaları, jeopolitik risklerin ekonomik boyutuna ilişkin endişeleri artırarak piyasalarda baskı oluşturdu. ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinin faiz politikalarına ilişkin açıklamaları da yakından takip ediliyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, önleyici faiz artışı için acil bir durum olduğuna dair kanıt göremediğini belirtirken, St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem kademeli faiz artışlarını tercih ettiğini söyledi.
Makroekonomik veri tarafında, ABD’de ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı geçen hafta 206 bine gerileyerek beklentilerin altında kaldı. Bu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,70’in üzerine çıkarken, dolar endeksi yüzde 0,1 azalarak 98,8 seviyesinde seyrediyor. Dolara olan talebin azalması altın fiyatlarını destekleyerek ons altının yüzde 0,4 artışla 4 bin 535 dolardan işlem görmesine neden oldu.
New York borsası, tahvil piyasası endişeleriyle günü düşüşle tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 0,15, S&P 500 endeksi yüzde 0,23 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,45 değer kaybetti.
Avrupa borsaları ise jeopolitik belirsizlikler, artan enerji fiyatları ve Trump’ın açıklamalarının etkisiyle karışık bir seyir izledi. Almanya’nın 5 yıllık tahvil faizi 2008’den bu yana en yüksek seviyeyi görürken, TTF doğal gazın eylül vadeli kontratları mart ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Almanya’da Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Bu gelişmelerle Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,57, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,42 geriledi. İtalya’da FTSE MIB 30 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksleri ise hafif yükseldi.
Asya piyasaları da tahvil piyasalarındaki riskler ve jeopolitik belirsizliklerden etkilendi. Japonya’da enflasyon enerji fiyatlarındaki artışla aralık ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşırken, bu durum Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Samsung Electronics’in hisseleri ise şirketin getiri planı haberleriyle yükseldi. Bu gelişmelerle Japonya’da Nikkei 225 endeksi gerilerken, Güney Kore’de Kospi ve Hong Kong’da Hang Seng endeksleri yükseldi.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,43 değer kaybederek 14.396,54 puandan tamamladı. Dolar/TL ise bankalararası piyasada 48,0590’dan işlem görüyor. Analistler, yurt içinde tüketici güven endeksi, reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanım oranının, yurt dışında ise imalat sanayi ve hizmet sektörü PMI verilerinin takip edileceğini belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]