Küresel piyasalar, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının faiz kararlarındaki belirsizlikler ve makroekonomik verilerin etkisiyle dalgalı bir seyir izledi.
Orta Doğu’dan gelen çelişkili sinyaller, teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar, bilanço açıklamaları ve merkez bankalarının faiz kararları geçen hafta küresel piyasaların yönünü belirledi. İran’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin Umman ile görüşmelere dair açıklamaları gerilimin azalacağı umudunu artırsa da, İran’ın Ürdün güçlerine saldırması ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sert yanıt tehdidi belirsizlikleri yeniden tırmandırdı.
ABD Merkez Bankası (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Ancak üyeler arasındaki görüş ayrılıkları, bankanın para politikasına ilişkin belirsizlikleri artırdı. Bazı üyelerin faizleri sabit tutma, bazılarının ise artırma yönündeki eğilimi, yatırımcılarda kafa karışıklığına neden oldu. Fed Başkanı Kevin Warsh’un fiyat istikrarına bağlılık vurgusu yapmasına rağmen somut adımlara dair açıklama yapmaması, enflasyonla mücadele stratejisi hakkında net bir ipucu vermedi.
Fed üyeleri arasındaki fikir ayrılıkları, bankanın enflasyonla mücadele için faiz artırımlarına devam edip etmeyeceği konusunda yatırımcılarda belirsizlik yarattı. Fed Başkanı Warsh’un temkinli yorumları ve enflasyonla mücadelede somut bir yol haritası sunmaması, piyasalarda gelecekteki politika hamlelerinin zamanlaması konusunda soru işaretleri oluşturdu. Bankanın faiz artırımına gitmemesi nedeniyle enflasyonla mücadelede geride kalabileceği yorumları da öne çıktı.
Bu gelişmelerin ardından uzun vadeli tahvil getirilerinde yükseliş gözlendi. Analistler, bunun yatırımcıların Fed’in enflasyonu kontrol altına almak için yeterince çaba göstermeyebileceğinden endişe duyduğunun bir işareti olabileceğini belirtti. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,28 ile son 19 yılın en yüksek seviyesini gördü. Dolar endeksi ise yüzde 1,7 azalışla 99,7 seviyesine geriledi.
ABD ekonomisi ikinci çeyrekte yüzde 1,5 ile beklentilerin altında büyüdü. Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi haziranda aylık bazda yüzde 0,1 azalırken, yıllık bazda yüzde 3,7 arttı. Bu veriler, Fed’in faizleri daha uzun süre sabit tutabilmesi için alan yaratırken, olası bir ikinci faiz artırım beklentilerini zayıflattı.
Haftayı altının onsu yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 46 dolardan, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4,1 azalışla 87,9 dolardan tamamladı. ABD’de gelecek hafta açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
New York borsası, şirket bilançolarının genel olarak iyi gelmesi ve teknoloji hisselerindeki yükselişlerle haftayı pozitif tamamladı. Dow Jones endeksi yüzde 1,04, S&P 500 endeksi yüzde 1,05 ve Nasdaq endeksi yüzde 1,59 artış gösterdi. Avrupa borsaları da bilanço sezonuna dair iyimserlikle pozitif seyretti. İngiltere Merkez Bankası (BoE) politika faizini yüzde 3,75’te sabit tutarken, Avro Bölgesi’nde GSYH ve TÜFE beklentilerin üzerinde gerçekleşti.
Asya borsaları ise teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar nedeniyle karışık bir seyir izledi. SK Hynix’in bilançosunun beklentileri karşılayamaması yapay zeka talebindeki yavaşlama endişelerini artırdı. Japonya Merkez Bankası (BoJ) politika faizini yüzde 1’de sabit tutarken, Japon yeni dolar karşısında değer kazandı.
Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftalık bazda yüzde 3,48 gerileyerek 13.458,10 puana indi. Dolar/TL, haftayı yüzde 0,4 artışla 47,5280’den tamamladı. Gelecek hafta yurt içinde enflasyon ve dış ticaret dengesi verileri takip edilecek.
Reklam & İşbirliği: [email protected]