Türkiye’de kadınlarda işsizlik oranı Haziran ayında yüzde 9,8’e düşerek Eylül 2012’den bu yana en düşük seviyeye indi. TÜİK verileri iyileşmeyi gösterdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, kadınlarda işsizlik oranı Haziran ayında yüzde 9,8’e geriledi. Bu oran, Eylül 2012’den bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. Böylece kadın işsizliği tek haneli seviyelere düşmüş oldu.
Ülke genelindeki işsizlik oranı ise Haziran’da yüzde 7,6 ile aylık verilerin hesaplanmaya başlandığı Ocak 2005’ten bu yana en düşük seviyeye ulaştı. Mevsim etkisinden arındırılmış temel iş gücü göstergeleri, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde bu düşüşü ortaya koydu. Erkeklerde işsizlik oranı aynı dönemde yüzde 6,5 olarak tahmin edildi.
Haziran ayında kadınlarda iş gücü 12 milyon 2 bin kişi olarak hesaplandı. Bu kişilerin 10 milyon 831 bini istihdam edilirken, işsiz kadın sayısı 1 milyon 171 bin oldu. Bu sayı, Mayıs 2016’dan bu yana en düşük seviyeye gerileyen işsiz kadın sayısını ifade etti.
15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, Haziran’da bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak yüzde 12,8’e indi. Genç kadınlardaki işsizlik oranı ise yüzde 17,3 olarak belirlendi. Bu düşüş, aylık serinin başladığı Ocak 2014’ten bu yana en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Genç kadın işsiz sayısı Haziran ayında 331 bin olarak hesaplandı. Aynı dönemde istihdam edilen genç kadın sayısı 1 milyon 581 bine yükseldi. Bu rakam, Ocak 2014’ten bu yana en yüksek istihdam seviyesine işaret etti.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, kadın işsizlik oranının yeniden tek haneye inmesini önemli bir eşik olarak değerlendirdi. Yalta, Haziran ayında Türkiye’de oluşturulan 227 bin ilave istihdamın yaklaşık yüzde 78’inin, yani 177 bininin kadınlardan geldiğini belirtti.
Prof. Dr. Yalta, kadın işgücünün 109 bin artarken, işsiz kadın sayısının 68 bin azalmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı. Bu iyileşmenin, kadınların iş aramaktan vazgeçmesinden değil, işgücüne yeni katılımlar sürerken istihdamın daha hızlı artmasından kaynaklandığını ifade etti.
Yalta, bu gelişmenin arkasında uzun ve kısa vadeli etkilerin bulunduğunu dile getirdi. Son yıllarda genç kadınların eğitim düzeyinde önemli bir dönüşüm yaşandığını aktardı. Yükseköğretim mezunu kadınlarda işgücüne katılım yüzde 68,7’ye ulaşırken, lise altı eğitimlilerde bu oranın yüzde 27,5’te kaldığını örnek verdi.
Ekonominin hizmetler ağırlıklı dönüşümünün sağlık, eğitim, ticaret, finans ve bilgi yoğun faaliyetlerde uygun istihdam alanlarını genişlettiğini belirten Yalta, İş Pozitif ve Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi (KİPAP) gibi programların yapısal dönüşümü tamamlayıcı araçlar olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Talha Yalta, “Kadın emeği ekonominin yedek gücü değil, büyümenin temel yapı taşlarından biridir” değerlendirmesinde bulundu. Haziran verilerinin, güçlü işgücü talebi, hedefli istihdam politikaları ve kadınların yükselen beşeri sermayesinin birbirini tamamlamaya başladığını gösterdiğini ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]